Geriye Sadece İsmi Kalan Kadın: Molly Bloom

Nereden başlayacağımı tam olarak bilmiyorum çünkü uzunca bir süredir herhangi bir film hakkında yazmadım ve şimdi Molly ile tekrar yazmaya karar verdim. Bu filmi özel olarak mı seçtim yoksa rastgele bir seçim mi oldu orasını bilemem, belki de bilinç altım bu filmle ilgili yazmam için beni zorladı ve işte tuşlara basmaya başladım. Filmi ilk olarak üç gün önce izleme fırsatım oldu ve bir gün sonrada bu yazıyı yazma kararı alınca tekrardan oturup filmi izledim. Benim düşünceme göre bir film hakkında gerçekten birkaç cümle sarf etmek gerekiyorsa o filmi en azından iki defa izlemek gerekiyor. İlk izlemede gözden kaçan sahneleri ikinci izlemede beyin daha iyi algılıyor ve bu sayede de daha iyi bir görüş ortaya koyabiliyorsunuz. Bu benim şahsi fikrim olmakla birlikte genel kanının da bu yönde olduğuna eminim.

Solda Molly Bloom, sağda ise Jessica Chastain


Film Hakkında


Molly's Game filmi 2017 yılında çekilen ve birçok festivalde gösterime girdikten sonra nihayet 2018'in başlarında genel izleyici ile buluştu. Molly Bloom'un kendi yaşadıklarını yazdığı kitaptan Aaron Sorkin'in uyarlaması ve yönetmenliğiyle beyazperdeye aktarılan filmde Jessica Chastain, Kevin Costner, Idris Elba gibi Hollywood'un ünlü isimlerini izliyoruz. Film hakkında genel yazıya geçmeden önce konusu hakkında birkaç cümle sarfetmem gerekirse; Molly Bloom, başarılı bir ailenin başarısız gibi gözüken genç kızıdır. Aile fertlerinin, özellikle de babasının yoğun baskısıyla başarılı olmayan çalışan genç kız profesyonel olarak Kayak sporu yapmaya başlar hatta Olimpiyatlara dahi katılma fırsatı elde eder. Ancak Olimpiyat elemelerinde geçirdiği trajik bir kaza sonucunda spor hayatını bir kenara bırakır ve farklı bir alanda uzmanlaşmaya başlar. Üniversite için hazırlanması gerekirken bir taraftan da para kazanmaya çalışır ve bir gece kulübünde çalışmaya başlar. Burada Dean adında bir adam ile tanışır ve bu andan sonra Poker oyunuyla da tanışma fırsatı elde eder. Dean'in yanında çalışan Molly, Dean'in düzenlediği poker gecelerine yeni oyuncular bulmakla görevlidir. Genç ve güzel kız bu alanda çok başarılı olur ancak sonrasında gelişen olaylar onun hayatını tamamen farklı bir noktaya doğru sürükler. Filmin konusu kısaca bu şekilde diyebilirim, yazacak çok daha fazla şey var ancak yanlışlıkla spoiler falan vermekten çekiniyorum.



Molly Bloom ve Jessica Chastain, Molly's Game film galasından.


Molly Bloom Kimdir?


Yavaş yavaş karakter analizlerimize geçelim. Eğer filmi izlemediyseniz buradan sonrasını okumamanızı tavsiye ederim. Her an spoiler yiyebilir ve bu anı mahvedebilirsiniz. O nedenle size öncelikle buradan filmi izlemenizi tavsiye ederim, sonrasında yine bu konuya dönüp analizleri okuyabilirsiniz. Molly Bloom, 21 Nisan 1978 Cloroda, ABD'de dünyaya gelmiştir. Babas psikiyatrist olan Molly, Jordan ve Jeremy adında iki kardeşe sahiptir. Bloom ailesi o kadar başarıya odaklıdır ki; babası Larry, çocuklarının iyi bir kariyer yapmaları için onları son raddeye kadar zorlamaktadır. Molly'de çocukluktan itibaren kayak eğitimi almaya başlar ancak omuriliğinde var olan bir bozukluktan dolayı ciddi bir ameliyat geçirir. Doktorlar asla bir daha kaymamasını söylemelerine rağmen Molly onları dinlemez ve ameliyattan sonra sadece 18 ay içerisinde Amerika adına Olimpiyatlara katılmak için seçmelere girer. Aynı dalda bir diğer kardeşi ise Dünya Şampiyonudur. Babasının ve kardeşlerinin baskısı altında girdiği seçmelerde ufacık bir çubuğa takılır ve seçmelerde başarısız olur. Spor hayatı biten Molly, ailesinin yanından ayrılarak bir arkadaşının yanında yaşamaya başlar ve bir gece kulübünde garsonluk yapar. Burada Dean Keith ile tanışır ve sonrasında onun asistanlığını yapar. Dean ile tanışan Molly, poker gecelerine katılır ve burada çok büyük paraların döndüğünü görür. Gel zaman git zaman birkaç yıl geçer ve Molly ile Dean'in arası bir anda bozulunca güzel kadın tekrar işsiz kalır. Ancak çocukluğundan beri kendisine öğretilen başarı açlığı o kadar güçlüdür ki bunu kendine yediremez ve kendi adına oyunlar düzenlemeye başlar. Bu işede Dean'in müşterilerini çalarak başlar. Bu arada belirtelim; bu oyunlar sıradan poker oyunları değildir, çok ünlü isimler; film yıldızları, politikacılar, iş adamları, sporcular vs. katılırlar. Molly'nin oyunlarının baş aktörü ise kendince bir isim taktığı Player X'dir. Player X'in sayesinde kendi oyunlarını düzenleyen Molly, kısa sürede milyonlarca dolar para kazanmaya başlar. Yaptığı tüm işlemler yasaldır ve kazandığı paranın vergisini öder. Molly, oyuna yeni ve zengin oyuncular bulur, o oyuncular bir sonraki hafta tekrar oynayabilmek için oyun bitiminde yüklü miktarda bahşiş bırakırlar ve bu sayede Molly para kazanır.

Molly Bloom


Player X ile Molly arasında tıpkı Dean'de olduğu gibi bir anlaşmazlık çıkması sonucu genç kadın burada ki müşterilerinden de olur ve bir bunalım sürecine girer. Banka hesabında 200 bin dolar parayla birlikte New York'a uçar ve burada sıfırdan başlamanın yollarını arar. Burada tekrar oyun kurabilmesi birkaç hafta sürer ve bu defa daha büyük oyuncularla iş yapmaya başlar. İşin içinde büyük paralar dönünce Molly'nin kazancının yanı sıra iş riskide artar. Zira kaybeden oyunculardan birisi parayı ödeyemezse bunu oyun sahibi olarak Molly Bloom karşılamak zorundadır. Yani bir nevi oyunun garantörüdür. Hal böyle olunca çok fazla para kaybetmenin riskini göze alamayan Molly, son oyunlarında komisyon almaya başlar. ABD yasalarına göre poker oyunlarından komisyon almak suçtur ve hapis cezası vardır. Tüm bunlar yaşanırken haftanın her günü oyun düzenleyen Molly'nin gündelik hayatı tam olarak berbat bir hal alır. Ayakta kalabilmek için çeşitli ilaçlar kullanır, uyuşturucu alır ve aşırı derecede bir alkol bağımlılığına kapılır. Aldığı bazı yanlış kararlar neticesinde mafyanın pençesine de yakalanan Molly, tüm bu işleri bitirmek ve son bir haftalık oyunla vurgun yapmak ister ancak o anda polis baskınıyla karşılaşır. Polis bir Rus mafyası soruşturması kapsamında Molly'nin oyununu basar ve bir süre sonrada kendisini göz altına alır. Oyun düzenlemeyi bıraktıktan sonra birde kitap yazan Molly, bu kitapta kullandığı bazı gerçek isimlerden dolayı da ülke gündemine oturur. Zira 4 isim verir ve o dört isimde herkes tarafından tanınan ünlü kişilerdir. Molly, hakkında açılan davadan kurtulmak ve normal hayatına dönmek için başarılı ve adı hiçbir şekilde kirlenmemiş bir avukatla anlaşmaya çalışır; Charlie Jaffey! Charlie ilk başlarda Molly'nin avukatlığını yapmaya yanaşmaz ancak sonrasında onun masum olduğuna inandığı için bu işi kabul eder.

Molly Bloom


Oyuncu Performansları


Molly Bloom hakkında çokça yazdıktan sonra birazda filmdeki oyuncularla ilgili konuşalım. Ben her zaman kişisel olarak bir filmin iyi veya kötü olmasını oyuncu ve yönetmenlere bağlarım. Senaryo ne kadar kötü olursa olsun eğer ortada olağan dışı bir oyunculuk varsa o film izlenir veya tam tersi şekilde senaryo Oscarlık olsa dahi oyuncular vasatsa film izlenmez. Molly Bloom filmi buna çok güzel bir örnek teşkil ediyor. Zira bir kitap uyarlaması yapılırken senaryo veya yönetmenlik biraz arka planda kalır ve ortaya oyuncu performansları çıkar. Jessica Chastain başta olmak üzere Idris Elba ve Kevin Costner gibi isimler o kadar iyi filme adapte olmuşlar ki sanki gerçekten onların hikayesini izliyormuşuz gibi hissediyoruz. Özellikle Jessica Chastain sanki Molly Bloom karakterini oynamak için yaratılmış. Karakteri o kadar güzel üstüne geçirmiş ki gerçekliği izleyiciye tam olarak yansıtmış. Idris Elba'nın canlandırdığı Avukat Charlie Jaffey ile de mükemmel bir uyum yakalamışlar. İkili arasında geçen sohbetler beni çok etkiledi diyebilirim. Diğer taraftan bir yan karakter olan Chris O'Dowd'un hayat verdiğ Douglas Downey'de çok başarılı olmuş. Douglas ile Molly arasında geçen konuşmaların mizah düzeyi çok iyi işlenmiş.

Jessica Chastain 


Bu filmi işlerken başrole özel bir paragraf ayırmadan bitirsem haksızlık etmiş olurum. Jessica Chastain, filmdeki karakterini o kadar iyi analiz etmiş ve içselleştirmiş ki hiçbir sahnede sırıtmıyor ve tamamen rolünü yansıtıyor. Molly Bloom karakteri ile özdeşleşmiş bir şekilde oynayan güzel aktör ayrıca yaşına rağmen Molly'nin genç yaşlarını da iyi oynamış. Kendisi 1977 doğumlu yani bugün itibariyle 41 yaşında ama güzelliği ve fiziğiyle birçok gence taş çıkaracak derecede. Ben şahsen Jessica Chastain'i ilk olarak Interstellar filmiyle tanıdım. Güzel aktris sinema hayatında ilk büyük adımı Hayat Ağacı filminde canlandırdığı ve Brad Pitt ile birlikte oynadığı Mrs. O'Brien karakteriyle atmış daha sonrasında Zero Dark Thirty, Interstellar, Kızıl Tepe gibi çok üst düzey filmlerle de oyunculuğunu taçlandırmıştı. Daha önce iki defa Oscar'a aday gösterilmiş ancak kazanamamıştı, bence ileride mutlaka Oscar heykelciğini evine götürmesi gereken yıldızlar arasında yer alıyor. Özellikle Interstellar filminde Murph karakteriyle adından sıkça söz ettirmişti. İlerleyen yaşına rağmen Molly's Game filminde Molly Bloom karakterinin genç ve orta yaşlarını birlikte oynamış ve ikisini de çok iyi halletmiş. Oyuncunun gelecek filmleri de oldukça kalabalık görünüyor zira önümüzde ki dönemlerde vizyona girecek; X-Men: Dark Phoenix (Smith), The Division, Seducing Ingrid Bergman (Ingrid Bergman), Painkiller Jane (Jane Vasko) gibi filmlerde rol alacak. Parantez içlerinde oynayacağı karakterlerin isimlerini de belirttim. Jessica'ya kariyerinde başarılar dilerim, umuyorum ki kısa zamanda oyunculuğunun karşılığını güzel ödüllerle de taçlandırır.



Yine yeniden çok uzun bir yazı oldu. Klavyeye dokunmaya başlayınca kendimi alıkoyamıyorum. Idris Elba ve Aaron Sorkin'e de ayrı ayrı parantezler açmak istiyordum ancak aşırı derecede uzun bir yazı olunca onları belki başka zaman özel bir yazıda ele alırım. Filmle ilgili dile getirebileceğim tek olumsuz nokta konuşmaların hızı olabilir. Zira Molly karakteri o kadar hızlı konuşuyor ki çoğu zaman altyazıyı kaçırıyordum ve tekrar tekrar geri sarmak zorunda kaldım. Tabi anadilimiz İngilizce olmadığından dolayı böyle bir eleştiri ne kadar yerli olur onu bilemem gerçi bu hızlı konuşmalar filme ayrı bir hava da katmış. Bazılarınız diyebilir ki; e kardeşim o zaman sende Türkçe dublaj izle o zaman. Ben elimden geldiğince filmleri Türkçe altyazılı izlemeyi tercih ediyorum. Çünkü bazen dublajlar karakterin duygusunu yansıtamıyor ve filmden almamız gereken hazzı düşürüyor. Bu nedenle size de tavsiyem altyazılı izlemenizdir. Hem zaman içerisinde altyazılı izlemek sizin İngilizcenizin gelişmesine de ciddi katkıları olacaktır.

Yazıyı bitirmeden önce sizden ricam bu kadar yazının karşılığı olarak bunu paylaşmanız ve yorum yapmanız olacaktır. Filmle ilgili olumlu olumsuz, aynı şekilde yazıyla da ilgili yorumlarınızı eksik etmezseniz bana en büyük desteği vermiş olursunuz. Son olarak Molly Bloom'un film içerisinde sarf ettiği ve beni çok etkileyen sözlerinden birisiyle bitireyim.

Molly Bloom: Çünkü bu benim adım... Ve hiç başkası olmayacak.





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Film ve Dizi Eleştirmenliği Nasıl Yapılır, Nasıl Yapılmaz?

Modellikten Hollywood'a Gal Gadot

Hint Dizisi Sacred Games'in Başlama Tarihi Belli Oldu - Hint Dizi Haberleri